Tarihte Kırşehir'de Yaşamış Büyükler

Ahi Evranı Veli (1215-1308) Şeyh Mahmud Nasuriddin

13 yüzyılda Horasandan Anadolu'ya göç eden Ahi Evran'ın Kimliği hakkında Hacıbektaş Velayet namesinde; Ahi Evran Büyük Alaaddin Keykubat'ın çağdaşı olarak gösterilir. 1260 yılında Kırşehir'e gelen Osmanlı dönemi Anadolu'sunda bütün sanatların piri kabul edilen Ahi Evran için, Gülşehri bir mesnevi yazmıştır. Kırşehir ve çevresine aydınlık olmuş, Anadolu'yu bölünmez bir bütün olarak ayakta tutmayı başarmıştır. 13.yüzyılda Anadolu da fikri hayatın iman ve inanç birliğini sağlayan, örgütleyen, yöneten ve manevi güç ile kuvvetlendiren, esnaf ve sanatkarımızın piri Ahi Evran 93 yaşında Kırşehir de vefat etmiştir. Çok sevdiği Kırşehirlilerden ölünce mezarı yanına bir zaviye yapılmasını, buna bir de mescit eklenmesini istediği anlaşılmaktadır. Bugün Kırşehir de; Türk işçi esnaf ve zanaatkarı'nın 13 yüzyıldan beri Ahi Evran'ın felsefesi ve esnaf önderliğini festivallerle kutlamaktadır.

Ahilik Bir insan bilimidir.
Her şeyde, her zaman Denge ve Düzen Tutturandır.
Dağıtan değil, Toplayandır.
Yıkan değil, Yapan.
Dünya ve Ahiret Dengesi Tutturandır. Ahilik



Aşık Paşa (1272-1333)

Aşık Paşa Türk Edebiyatı tarihine 12 bin beyitten oluşan Garipname adıyla bir eser bırakmıştır. Türk Dilinin arı katıksız örneklerinden birisi olan Garipname; ahlak, felsefe, psikoloji, tasavvuf fikirleri ile doludur.

"Türk Dilinde yeni manalar bulalar Türk-Tacik cümle yoldaş olalar Yol içinde birbirini yirmiye Dile bakıp maniyi hor görmiye."

Caca Bey (1240- (Cacaoğlu Nurettin Cebrail)

Kırşehir Emiri Büyük ve tarihi ve ilmi bir şahsiyettir. Genç yaşında zekası ile bir çok hizmetlerde bulunmuştur. O'nun zekasını Mevlana Celaleddin Rumi yazmış olduğu mektubunda;

"Emir, Büyük Kumandan, alim, adil, iyilik sever zafer kazanmış, dindar, yardımcı, hayır işlerinde başarılı, ikram edici, cömert, merhametli, affedici, temiz, zeki, dinin ve devletin nuru, Müslümanların azizlerin meliklerin ve sultanların dayanağı, ululukların babası, merhum emir Bahaeddin Caca'nın oğlu Cebrail"

Ahmed Gülşehri (1250-1335)

Bir zamanlar Gülşehri diye bilinen Kırşehir de doğan, gençliğinde edebiyat ve tasavvuf öğrenen, Cacabey Medresesin de yetişmiş, Arapça ve Farsça bilmesine rağmen eserlerini ana dili Türkçe yazmış. 14 yüzyılın önemli Türk Şairlerindendir. En Önemli eseri Feridüddin Attar'ın Mantık'ut- Tayr tercümesidir. Bu mesnevileri Türkçe ye çevirmiştir. Ayrıca Ahmed Gülşehri gazel şeklinde şiirler yazmış milli edebiyatımıza öz dilden örnekler bırakmıştır. 50 yıl Ahi Evran ile birlikte yaşamıştır. Ahi Evran son günlerinde Ahilik postunu Gülşehri'ne bırakmıştır

"Nevbahar oldu kim bülbül söyleye Aşkını maşukuna şerh eyleye Kamu sözü gelki terk eyliyelim Bülbül ile gül sözü söyliyelim."

Süleyman Türkmani (1214-1298)

Yesevi tarikatına mensup Horasanlı Tasavvuf ehli Süleyman Türkmani'nin nerede doğduğu belli değildir. Türkmen aşiretleri ile Anadolu'ya gelmiş, Konya'ya yerleşmiş Mevlana Celaleddin Rumi Medresesinde ders vermiştir. Mevlana'nın ölümüyle babasını da kaybeden Türkmani 1239 yılında Mevleviliği yaymak üzere Kırşehir'e gelmiştir. Kırşehir'in Büyük Şeyhlerinden olan, Süleyman Türkmani Aşık Paşa'nın hocasıdır. Tezkere-i Evliya adlı bir eser yazmıştır.

Hacı Bektaş-ı Veli (1243-1337)

Horasan'ın Nişabur şehrinde dünyaya gelen Horasanlı bir Türk olan Hacı Bektaş Veli, Türk Mutasavvıfı Ahmed Yesevi halifelerinden Şeyh Lokman Pirende'den ders almıştır. 1281 yılında Anadolu'ya geldiğinde Eskişehir Seyitgazi ye yerleşti.Burada bir mağara'ya çekilerek halvete girdi. Bu zaman Velilik mertebesine erişti. Daha sonra; Mevlana Celaleddin Rumi'nin oğlu Arif Ulu Çelebi ile tanıştı ve Karaman Beyi Mehmet bey hükümdarken 24 yaşında Türklük Merkezi olan Kırşehir'e geldi.Ahi Evran Veli ile görüştü, Ahilikten ilham aldı. Sulucakara höyük'e yerleşti.Burada Bektaşilik tarikatını kurdu. Orta Anadolu kendisine saygı duydu. Dergahını mescidini Orhan Gazi, Türbesini Fatih'in babası II.Murat inşa ettirdi II.Beyazıt tamir ettirdi. Emir Ahi Dede Hacıbektaş'a bir imarethane inşa ettirdi. Hacı Bektaş Veli Orhan Gazi'nin tahta çıkış törenlerinde bulununmuş 94 yaşında iken vefat etmiştir. Türbesi Hacıbektaş dergahı içindedir. Hacıbektaş dergahı orta Anadolu'nun değerli bir ziyaretgahıdır.
 

Yunus Emre (1238- 1320)

Hacı Bektaş Veli'nin Velayetname adlı eserinde; "Doğum yeri Sivrihisar'ın Kuzeyinde Sarıköy'de mezarı ise Sarıköy mezarlığının yanındadır." ifadesi bulunur. Sarıköy Tapduk Köyünde Dergahında; Kırşehir de yaşamış her biri mana eri olan; Ahi Evran Veli , Süleyman Türkmani, Aşık Paşa muhterem zatlardan etkilenmiş, O havayı teneffüs etmiş ve O mana denizinden beslenmiştir. Yunus Onlardan etkilenmiş onların feyzinden feyizlenmişdir. Yunus'un vasiyetinde olduğu gibi. Bugün Ziyaret tepesindeki mezarı Tapduk köyüne gelen bir patika yolun üzerindedir.

"Beni Şeyhim Tapduk'un yolu üzerine bir yere koyun ki gelip geçenler üzerime bassın ve vücudum şeyhimin yolunda zelil olsun"

"İy yarenler, iy gardaşlar, görün beni nüttüm Ahi Ere irdüm eri buldum er eteğin tuttum Ahi Canım bir gözsüz can idi, içi dolu sen ben idi Dutdum miskinlik eteğin ben menzileyitdüm Ahi Giderdüm gönlümden kini, kin kin tutanın yoktur dini İy yarenler ben bu sözü uludan işitdüm Ahi."


HALK OZANLARIMIZ - USTALAR


 

Şemsi Yastıman

1923 Kırşehir de doğmuştur.

"Ölmez Sağ olursam bu yaz inşallah Sılayı bir daha görmek istiyom
Çoğuna varınca ya ağşam sabah Topraklara yüzüm sürmek istiyom.
Ne büyüktür zevki yurdu görmenin Kaç senenin hasretine eremnin
Çok methedilen hele Termenin Şifalı suyuna girmek istiyom.
Sorarsan yazdın bunları niye Gelecek nesile kalsın hediye Kırşehirde doğdum
Türkmenim diye Her yerde göğsümü germek istiyom."

Aşık Seyfullah

1912 Kırşehir Toklumen doğumlu

"Yedi Yaşında Girdim ilim dersine
Onikisinde döndü işim tersine
Onsekizinde girdim aşkın kursuna
Düştüm bülbül gibi figana yattım."

Çekiç Ali

1933 yılında Kırşehir de doğmuştur.

"Karamanda benim yarim karaman
Bekar olsam da askerliği aramam
Sen orada ben burada duramam
Çekerim ayrılığı gider bir zaman."

Muharrem Ertaş

1913 yılında Kırşehir Yağmurlu Büyükoba Köyünde doğmuştur.

"İşte geldim işte gittim
Yaz çiçeği gibi bittim
Yalan Dünyada ne tuttum
Günüm geldi geçti gitti.
El ettiler garibime
Sığınduk gani Kerime
Toprak attılar serime
Gözüm yaşı taştı gitti."

Neşet Ertaş

1932 yılında Kırşehir de doğmuştur.

"Dane dane benleri var yüzünde
Can alıcı bakışları gözünde
Bin bir tad var edasında nazında
Bu dünyada yardan tatlı varm'ola"

 

Sponsor

Advertisement